Çünkü o yaşlı!

Bugün öyle bir şey gördüm ki, dün gecenin ilginçliğini bir kez daha kanıtlayan bir şeydi bu. (dün geceye ilginç dememin sebebi birçok -en azından bana göre- ilginç olayın yaşanması) Ama bu gördüğümü NBA.com’a borçluyum. Ne mi gördüm? Bunu;

Burada gördüğünüz üzere sevgili, saygı değer NBA.com Tim Duncan’ın oynamamasının sebebini “yaşlı”lığına vermiş. Bir şey belirtmek istiyorum. Tim Duncan 36 yaşında ve spor yaşına göre “yaşlı” grubuna alınabilir ancak anlamadığım veya merak ettiğim konu şu: Steve Nash ve Jason Kidd oynamadığı zaman ne diyecekler acaba?? Onlar 39 yaşında!

Reklamlar

Senin diline düşülmez New York!

Jeremy Lin… Bu ismi, basketbolla ilgilenmeseniz bile sağda- solda, orada-burada, herhangi bir yerde bir şekilde duymuşsunuzdur. Ben bu adamı size kısaca tanıtayım. Bu adam yaklaşık olarak 2 senedir NBA’de forma giyiyor. Ancak bu sezon adını duyurmayı başardı. Nasıl mı? New York Knicks takımında süper yıldız Carmelo Anthony’nin sakat, Amar’e Stoudemire’ın oynayamadığı bir dönemde takımda ilk 5 başlayarak ismini duyurdu. Üst üste, muazzam performanslar yaptı, son saniyede Knicks’e birçok kez maç kazandırdı. Yine harika performanslarla Knicks’i ipten aldı. Bunlar bir oyuncunun ismini duyurması için yeterli nedenler. Ancak Jeremy Lin, Şubat ayındaki bu muazzam performanslarını Mart ayında sergileyemedi, gösteremedi. Bu gayet normal. Bu yüzden dakikaları gittikçe düştü vs.. Beni ilgilendiren kısım burası değil elbette. Beni ilgilendiren kısım New York medyasının yaptığı şey…

Yukarıda New York Post’un bir başlığını görüyorsunuz… “R.I.P LINSANITY” (Linsanity öldü). Dediğim gibi, Jeremy Lin, Mart ayında bu performansları sergileyemeyince, hâliyle New York medyasının konusu oldu. Ama bence ‘haksız’ bir şekilde. Nedeni basit. Bu zamana kadar ismi duyulmamış bir oyuncu, bir anda senin takımının süper yıldızı takımda yokken o oyuncu senin takımının üst üste kazanmasını sağlıyor. Ve sen, gene o oyuncu, aynı performansları sergileyemedi diye onu “öldür”! Bu, o adama yakışır mı? Bence yakışmaz…. Sırf New York medyası yüzünden New York’ta basketbol oynamak bile zor. Hele de iyiyken düşüşe geçersen vay hâline… 4 Şubat’ta başlayan “Linsanity” macerasını New York medyası 14 Mart’ta bitirmiş. Umarım Jeremy Lin, yine üst üste harika performanslar gösterir de bu da New York medyasına ders olur.

Bucks, Ellis’i aldı ancak bir sorun var

Yazımın başlığından da anlayacağınız gibi, Bucks ve Warriors arasında geçen bir takasın bir noktası gözüme takıldı ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. 2 gün önce gerçekleşen takasta Milwaukee Bucks, Monta Ellis ve Ekpe Udoh’u; Golden State Warriors da Stephen Jackson ve Andrew Bogut’u aldı. Hmm, şimdi her şey iyi güzel. Bucks, sakatlık sorunları olan Bogut’u elden çıkardı, onun yerine Udoh’u aldı.. Bu noktada bir sıkıntı yok. Benim asıl takıldığım şey Monta Ellis. Acaba Milwaukee’ye gelmesi iyi olacak mı, o yüzden. Monta Ellis, NBA’de en sevdiğim ilk 5 oyuncudan biridir. Ancak gittiği takımda bir adam var ki, o adamla anlaşamazsa boşuna gitmiş olacak ve kariyerinde kötü bir sezon olacak Milwaukee’de… O adam ise Brandon Jennings.

“Neden Brandon Jennings’le Monta Ellis anlaşamazsa olmaz?” sorusunu soracaksınız, açıklayayım. Düşünün, top kullanmayı fazlasıyla seven iki adam, aynı takımda, aynı anda sahada ve ortada bir takım var. Yeterli mi? Demek istediğim şey Jennings’in top kullanmayı ne kadar çok sevdiğini biliriz. Hatta bazen bu durumdan takım arkadaşları bile şikayetçi olmuştu. Şimdi takıma Monta Ellis gibi bir skorer geldi.. Bu iki oyuncu da skor yapmak isterken diğer oyuncuların suçu ne olacak? Bu yüzden bu konu aklıma takıldı. Çünkü biri NBA’in en çok top kullanan 5. oyuncusu, diğeri 7. oyuncusu. Tek dileğim artık iki takım arkadaşı olan Jennings ve Ellis ego yarışına girip de sadece skor yapmak istemezler ve iyi anlaşırlar. Aksi takdirde sevgili Mete Aktaş’ın Twitter üzerinden de dediği gibi “NBA’de en çok şut kullanan 5. oyuncu olan Brandon Jennings ve 7. sırada bulunan Monta Ellis’le yan yana oynayacak olan Bucks oyuncularına sabır dilerim.”

Bir takas dedikodusu gördüm…

Şöyle Amerika basınında bir tur yaparken çok güzel bir söylentiye rastladım. News-Herald.com’un bu söylentisini sizle paylaşma nedenim ise malum, Cavaliers’la ilgili olması. Hemen dikkatimi çekti tabii… Neyse olaya gireyim hemen. Olay şu: Atlanta Hawks ve Cleveland Cavaliers arasında olan bir takas söz konusu.

Geçen habere göre Hawks, Cavaliers’tan Josh Smith ve Marvin Williams karşılığında Antawn Jamison ve Ramon Sessions’ı alacakmış. (NBAArena.com için haberini yaptım, buradan okuyabilirsiniz.) Önce şaşırdım. Ama bu şaşırma iyi yöndeydi. Yaşlanmış bir Antawn Jamison ve ne yapacağı belli olmayan bir Ramon Sessions yerine tecrübeli bir Marvin Williams ve üst düzey atletik Josh Smith. Kesinlikle tercih ederim. Jamison’a yaşlanmış, Sessions’a ne yapacağı belli olmayan dediğime bakmayın, severim onları. Cavaliers’ın en kötü zamanlarında takımı taşıyan rolü çoğu zaman oynamıştır Jamison.. Sessions ise Kyrie Irving’in yokluğunda harika maçlar çıkardığı da olmuştur. Ama objektif bakınca tercihim Marvin Williams ve Josh Smith tarafında.

Şuan bu haber sadece söylenti düzeyinde. Henüz resmileşmiş bir olay yok. Olduğunda NBAArena.com’da haberini yapar, burada da bir yazı yazarım zaten…

Hidayet’e 1 maç ceza ama..?

2 gün önce Orlando Magic’in Chicago Bulls’u 99-94 yendiği karşılaşmada bir pozisyonda hakeme itiraz eden ve omzuna dokunduğu için Hidayet’in teknik faul aldığını biliyoruz. Bu tür olaylar, basketbolda çok görülür. Hakeme dokunmak, bağırmak kimi zaman bakmak bile bir teknik faul sebebidir. Hidayet de 2 gün önce bu talihsizliği yaşadı maalesef.

Şimdi gelelim olaya. Hidayet teknik faul yemesine yedi de teknik faul yemekle kalmadı 1 maç da ceza yedi! Peki neden? Omzuna dokundu diye. Bence bu kadar büyütülmemeliydi. Neler neler görüyoruz. Teknik çalınabilir (ki çalındı) ancak 2 gün sonra oyuncuya 1 maç ceza vermek niye? Anlamak güç gerçekten… Umarız bundan sonra daha dikkatli olur Hido. Merak edenlere, Hidayet’in teknik faul ve 1 maç ceza yediği pozisyonu buradan izleyebilirsiniz.