İlk Şampiyonluk, İlk Yüzük

Standard

Miami Heat, 5 maç sonunda Oklahoma City Thunder’ı 4-1’le geçerek 2012 NBA Şampiyonu oldu. Seri öncesi yazılan, çizilenlere göre -ve bana göre de- daha uzun bir seri bekleniyordu. Herkes en az 4-3’e kenetlenmişti. Kimisi Miami, kimisi Oklahoma diyordu. Fakat böyle bir durum olmadı ve Miami ilk maçı kaybettikten sonra 4 maç üst üste kazanıp, şampiyonluğunu ilan etti.

NBA Finaller MVP’si 2006’daki şampiyonluğun aksine beklenen oyuncu LeBron James’e verildi. Finallerde 28.6 sayı, 9 ribaund ve 5.8 asist ortalamalarıyla oynayan “Kral” lakaplı oyuncu bu ödüle layık görüldü. Ayrıca LeBron James, 2003’te Tim Duncan’dan bu yana hem normal sezon MVP’liği, hem de finaller MVP’sini aynı sezon içinde kazanan 2. oyuncu oldu. LeBron James bu play-off’larda birçok kez, birçok alanda NBA tarihine girdi bile. ESPN’in blogunda LeBron’un “kim?” olduğuna dair sorular var. Hem Michael Jordan’la karşılaştırılıyor, hem de Oscar Robertson’la.

Fakat o LeBron James. 9 yıldır beklediği şampiyonluğu ve yüzüğü artık kazandı. Aslında bu sezon tamamen ona kenetlenmişti, özellikle geçen sezon o kaçan şampiyonluktan sonra. Özellikle de Boston Celtics serisinin 6. maçında 3-2 geriye düşmüş durumdalarken, “eyvah şampiyonluk kaçıyor!” havasına bürünüp yüzüne botoks(!) yaptırmıştı adeta. Hiç gülmüyor, gülümsemiyor. Sadece donuk bir şekilde bakıyor. Sadece şampiyonluğa ve kupaya kenetlenmişti. Ama dün, artık sonuç yavaş yavaş belli olurken yıldızlar tek tek oyundan alındı ve yedek oyuncular girdi. Bu sahnede Miami Heat benchinde parti havası başlamıştı. Herkes birbiriyle sarılıyor, dans ediyordu. LeBron da artık Boston serisinin 6. maçında beri nihayet yüzü güldü ve kendini bıraktı, doyasıya zıpladı, eğlendi.

Ama durum şundan ibaret ki, şampiyonluk Miami’nin değil de LeBron’un şampiyonluğuymuş gibi gösteriliyor çoğu yerde. Haklılar bir yandan, çünkü LeBron’un eleştiri almaması için her şey bu şampiyonluğa bağlıydı. Ve sonunda aldı. Miami Heat özellikle x-factorleriyle bu şampiyonluğa ulaştı. Belki de onlar olmasa bu derece rahat şampiyon olamazlardı. Özellikle Battier’ın seri boyunca muazzam üçlük atması,  -kariyerinde bu denli üçlük atmadı- Chalmers’ın 4. maçtaki 25 sayılık katkısı ve çaylak Norris Cole’un kritik anlarda kritik sayıları bulması. Ve son olarak dün gece 7/8 üçlük isabetiyle oynayan Mike Miller. Bir üçlük daha atsa Ray Allen’ın 8 üçlük’üne yetişecekti. Belindeki ağrılara rağmen harika bir maç çıkardı dün gece. Sonuç olarak ‘LeBron’un şampiyonluğu’ olarak gösterilse de diğer parçaların pabucu dama atılamaz.

Bir de bu şampiyonluğun Oklahoma cephesi var tabii. Suratlar asık bir şekilde benche geldiler, havluları boyunlarına sardılar. Yapacak bir şey yoktu artık. Maç düdüğü bitince takımca doğru soyunma odasının yolunu boyladılar. Kevin Durant, annesinin omzunda hüngür hüngür ağladı. O an herkesin kalbinde taht kurdu belki de. Henüz 23 yaşında. Önünde çok yol var. O ve taşıdığı takım, son 13 sezon Batı Konferansı’ndan finale çıkan üç takımı -Dallas Mavericks, Los Angeles Lakers ve San Antonio Spurs- eleyip geldiler. Bu muazzam bir başarı. ‘Önlerinde çok yol var’, evet. Çok genç bir takımlar. Ben inanıyorum ki şampiyon veya şampiyonluklar elbette kazanacaklar çünkü bunu fazlasıyla hak ediyorlar.

EREN TUNCAY

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s