Sezon Öncesi / Cleveland Cavaliers

Standard

NBA severler olarak 2012-2013 sezonuna geri sayım yaparken bende, tıpkı geçen sene olduğu gibi bu sevdalısı olduğumuz ligde tuttuğum takım hakkında bir şeyler karalayacağım.

Geçen sezon, draftlarda 1 numara olarak seçtiğimiz Kyrie Irving sayesinde takımca çok büyük yol kat etti aslında Cavaliers. Bunu, çoğu kişi anlayamaz ve bu gayet normal. LeBron gittikten sonraki o “yıkım” sezonunun ardından Irving gibi birinin gelişi Cavaliers için bir nimetti adeta. Tabii ki, henüz önlerinde çok yol olsa da hem sıralama olarak hatta ondan önemlisi takım oyunu olarak çoğu maçta -kaybetseler bile- çok iyi maçlar çıkardılar. Basketbollarını çok beğendim özellikle geçen sezon.

2 sezon önce başlayan gençleşme hareketi Antawn Jamison’ın Lakers’a gitmesiyle neredeyse tamamlanmış oldu. Takımdaki en yaşlı oyuncunun 32 yaşında olması (Luke Walton) bu takımın genç oyunculardan kurulu olduğu, başarıların hemen değil de daha sonralarda bu genç oyuncuların tecrübelenerek gelmesi düşünülmüş olmalı ki, bu yola başvuruldu. Yani Cavaliers taraftarlarının yakın zamanda değil de gelecekte “başarı” beklemeleri gerekir.

Yeni sezonda tabii ki takımda değişiklikler oldu, gidenler oldu gelenler oldu. Gidenlerden değil de gelenlerden bahsetmek yerinde olur. Ben en başta bu sene draftlardan seçtiğimiz Dion Waiters’tan başlamak istiyorum. Aslında Dion Waiters hakkında hemen hemen her şeyi Yazıhane ekibinden Can Birand anlatmış, bize pek laf düşmemiş. Dion Waiters, gerektiğinde şut atabilen, topu paylaşabilen, takım zor durumdayken potaya gidip kendi sayı bulabilen, savunması da fena olmayan, güçlü fiziği sayesinde kolay kolay yılmayan bir oyuncu. Tek dezavantajı boy olan Waiters, o açığını pek de sorun haline getirmiyor açıkçası. Can Birand’ın da dediği gibi Waiters iyi-orta halli bir takımda kenardan gelen 6. adam görevini layıkı ile yerine getirebilecek oyunculardan biri. Gel gelelim ki, Cavaliers öyle değil, oynayacağı rol hiç öyle değil. Waiters’ın Cavaliers’ta 6. adam olması pek beklenemez bir durum. Uymaz yani. Ancak, katkı vereceğinden hiç şüphem yok. Kyrie Irving ile kısa sürede iyi anlaşırlarsa skor olarak çok önemli bir avantajı olacaktır Cavaliers’ın.

Takıma ayrıca C.J Miles, Jeremy Pargo ve Kelenna Azubuike gibi isimler de dahil edildi. CJ Miles’ı Utah zamanlarından özellikle mücadelesini çok beğenirdim. Şutu da olan, potaya gidebilen bir oyuncu. Jeremy Pargo da oyun kurucu bölgesinde orta düzey-kısıtlı bir oyuncu. Ancak Pargo-Miles ile birlikte Cavaliers 1, 2 ve 3’ü de katarsak o bölgeleri tamamlamış ve bir sorun kalmamış gözüküyor. Asıl sorun pota altında ya! Jon Leuer ve Tyler Zeller (drafttan) dahil edilen iki oyuncu. Bu pota altıyla ne yapılabilir büyük soru işareti olsa da bu isimlerden tek beklediğim çok çalışıp kendilerini geliştirmeleri. Çünkü Anderson Varejao ile her maçı tamamlamak mümkün değil. Mutlaka katkı verecek bir yardımcı şart. Cavaliers’ın pota altındaki sıkıntı 1-2 sezon daha devam edecek gibi. Oraya henüz çözüm gelmedi.

KYRIE IRVING

Bu adama ayrı bir parantez açmak gerekir. Geçen sezon herkesin beklediği gibi Yılın Çaylağı ödülüne layık görülen Irving takım ile muazzam bir uyum içinde. Arkadaşlarını oyuna sokması, sorumluluk alıp üst üste zor sayılar bulması takımın liderliğini daha çaylakken ele almış durumda. Zaten draft edildikten sonra ondan lider olması bekleniyordu ve bekleneni fazlasıyla karşıladı. Kyrie Irving’i çok büyüttün be diyenler de çıkabilir elbet. Onlara tek önerim, Kyrie Irving’i daha dikkatli izlemeleri olacaktır. Geçen sezon olduğu gibi, -özellikle Dion Waiters ile- takıma yeni gelen oyuncular ile çok çabuk kaynaşıp, uyum sağlayıp, gene o beğendiğim oyunlarıyla Irving’in liderliğinde sezona iyi bir başlangıç yapmalarını bekliyorum, istiyorum.

HEDEF NE? NE OLMALI?

Hedef, her takımın olduğu gibi önce play-off olmalı. Geçen sezon iyimserlik yapıp Cavaliers’tan 8. sıradan play-off beklediğimi söylemiştim. Ancak bu sezon çok olmasa da biraz daha fark var takımda. Benim Cavaliers’tan beklediğim bir play-off tabii, kim istemez ki? Ancak gerçekçi olmak gerekirse o pota altıyla play-off zor gibi olsa da play-off’a yakın bir derecede bitirmek hiç de fena olmaz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s