NBA’de Sezon Öncesi

Standard

NBA’de bu sezon öncesi, dikkatleri üzerine toplayan, yeni sezonda kendilerinden çok şey beklenilen birkaç takımı kendi merceğim altına bir alayım dedim. Bakalım neler çıkacak?

Brooklyn Nets: Bana göre bu sezonun en istekli takımlarından biri olan Nets kendini çok ön plana çıkardı aslında. Her ne kadar son hamle olarak Dwight Howard’ı kadrolarına katamasalar da hiç istiflerini bozmadılar. İlk önce Deron Williams ve Gerald Wallace’ı takımda tutup, ardından Atlanta’dan Joe Johnson’ı kopup getiren Nets, gerçekten yıllardır aç olduğu başarılara derinden hazırlandı. Pivot pozisyonunda Brook Lopez’e yedek arayışlarında da bulunan Nets, anlaşılan boş durmuyor. İstekleri bu yaz sezonun başından beri belli oluyordu. Tek bir hedef var: Play-off. Ben bu isteğe, çok rahat bir play-off beklerim Brooklyn Nets’ten. Lige bu sezon daha bir renk katacaklar.

Los Angeles Lakers: Aslında büyük takımları pek yazmayı sevmem, çünkü onlar büyüktür ve pek incelenecek bir şeyleri yoktur. Ancak Lakers’ın bu sezon farklı özellikleri var. Başta, yıllardır sorun yaşadığı oyun kurucu pozisyonuna öyle bir isim getirdiler ki, o isim bırakana kadar artık sırtları yere gelmez. O isim: Steve Nash. Steve Nash, takımı çok rahatlatacak, bunda şüphe yok. Takımdaki her bir oyuncu her yönden rahat bir sezon geçirecek. Lakers bu bombadan sonra bir de “asıl” bombayı patlattı ya hani, bilirsiniz. 4’lü takas sonunda Orlando’dan sonunda Dwight Howard’ı çalmayı başardılar. Her ne kadar çok umut bağlanan Andrew Bynum gitmiş olsa da hiçbir eksik yaşamayacaklar. Dwight Howard’ın Kareem Abdul-Jabbar ile çalışacağı göz önünde bulundurulursa Lakers, Gasol-Howard ikilisi ile NBA’deki en iyi pota altına sahip takım oldu. Geçen sezonun kötü izleri şimdiden silinmiş durumda Howard transferi ile. Gasol’ün mutsuz olduğu dedikoduları, Kobe’nin sıkıldığını vs. katarsak Lakers geçen sezon çok çalkantılı bir dönem geçirdi. Fakat, artık Lakers taraftarı, önümüzdeki uzun yıllar boyunca çok çok rahat bir nefes alacak. Çok zor da olsa Lakers’tan bir NBA finali bekliyorum.

New York Knicks: Carmelo-Amar’e ikilisi takıma geldiğinden beri, bir bekleniş içinde olan New York, pek de beklediğini alamadı. Uzun zamandır katılamadığı Play-off’ları derseniz, onu saymıyorum. Çok başarısızdılar. Geçen sezona aslında iyi bir başlangıç yapan Knicks, Carmelo’nun sakatlanması, Lin’in ‘coşma’ döneminden sonra düşüş yaşaması ve Amar’e’nin başına buyruk hareketlerinden sonra yine o “sıkıntılı Knicks”e büründü. Ancak takım, bu yaz bu işi daha ciddiye almaya niyetli. Oyun kurucu pozisyonundan Jeremy Lin’i yollamış olmalarına karşın oraya usta “playmaker” Jason Kidd’i aldılar. Biraz daha rahat olacak bu bakımdan takım. Ayrıca en önemli olaylardan biri Knicks açısından, Amar’e’nin “tripli” oyuncu karakterini bir kenara bırakıp, işi çok sıkı tutması oldu. Haftada 50.000 $ gibi bir ücret ödeyerek Kobe, LeBron gibi oyuncuları çalıştıran Hakeem Olajuwon gibi bir ustadan ders alıyor. (Çalışmalarından bir videoyu buradan izleyebilirsiniz) Amar’e’nin bu adımı, Knicks için çok iyi oldu. Gerisi artık oyuncuların işi. Yine bir play-off gelecektir ancak, ne kadar başarılı olurlar, bilinmez.

Dediğim gibi, bu 3 takım, aslında zaten bir şey beklenen takımlardı. Ancak benim özellikle bu 3 takımı kaleme almamın nedeni bu sezon yaptıkları transferler ve buna etken olacak olaylar olmadır. Bu yaz sezonunda benim gözüme batan 3 takım bu oldu. Yoksa diğer 27 takımın da değerlendirileceği çok şey var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s