Şampiyonluğa Kaldı Son 1

Standard

manu-winnerNBA’de Finaller serisi tüm hızıyla devam ederken 5. maç bu sabaha karşı San Antonio’da oynandı. San Antonio Spurs, Miami Heat’i 114-104 devirerek Miami’ye taşınan seri öncesi 3-2 öne geçmeyi başardı.

Bu seri öyle bir seri oldu ki, ilk maçı çekişmeli, ikinci maçı Miami’nin süpürdüğü, üçüncü maçı Spurs’ün süpürdüğü, dördüncü maçı Miami’nin harika oynaması ve beşinci maçı Spurs’ü harika oynaması… Her maçta bu şekilde bir denge çıktı ancak sonlara yaklaşıyoruz. “Eski toprak” diye tabir ettiğimiz San Antonio, gerçekten bir final takımı olduğunu her defasında göstermeyi başarıyor. Takımdaki herkes kazanılan maçlarda kusursuza yakın görevini yerine getiriyor. Üçüncü maça geri dönersek, Miami’de LeBron ve Wade’in gününde olmaması sadece bir bahane olamaz. San Antonio Spurs, finaller tarihine geçecek bir biçimde hücum etti. Gary Neal ve Danny Green ikilisi resmen yağmur gibi üçlük attı. Miami’nin buna yapacak hiçbir şeyi kalmadı. San Antonio’da üstelik Tony Parker’ın gününde olmayışı ve kirişlerinin sakatlanması bile San Antonio’nun maçı sürklase etmesini engellemedi. Bu takımın lideri olan bu 3 adam (Parker-Ginobili-Duncan) gününde olmasa bile başta Kawhi Leonard ve diğerleri muazzam oynuyorlar.

Kaybedilen 4. maçta Dwyane Wade’in belki de 2006 final serisinden bile iyi maç çıkarması, yanında da LeBron’un 33 sayı atması, San Antonio pek yapacak bir şey bırakmamıştı ki, Miami aynı zamanda savunmada da Spurs’ü çok iyi savunmuştu. Takımın en çok sayı atan ismi Duncan’dı ki o da yalnıza 20 sayı bırakabilmişti Miami potalarına…

Bir takımda oyun kurucunun önemi her zaman çok üst düzeydir ancak Miami, bu final serisinde oyun kurucusuz oynamanın zararlarını epey görüyor. Mario Chalmers ikinci maç haricinde seride yok. İsabet bulamamasının yanı sıra, hücumda saçma sapan işlere de kalkıp top kayıplarının artmasına sebep oluyor. Miami’de LeBron James, belkide ligdeki birçok “oyun kurucu” pozisyonunda oynayan oyun kuruculardan çok daha iyi bir oyun kurucu. Ancak LeBron bu yönde yoğunlaşırsa ekstra efor sarf etmek zorunda kalıyor ve Chalmers’ın sahada yürümesi ve zarar vermesi, Miami’nin eksik gibi oynamasına neden oluyor. Norris Cole da beklenen performansı gösteremeyince tüm yük LeBron-Wade’in sırtına biniyor.

danny green

5. maça gelirsek, San Antonio’nun kaybetme lüksü yoktu. Çünkü kaybederlerse hem 3-2 geriye düşmüş olacaklardı, hem de seri Miami’ye taşınıyor olacaktı. 5. maçta San Antonio’da ilk 5 çıkan Manu Ginobili beni dahil herkesi şaşırttı. Miami’nin şu ligde kısa beşle baş edemediği takım yok ve karşısında rakip de kısa oldu mu, Miami’nin ekmeğine yağ sürülür. Ve buna rağmen Gregg Popovich, Manu Ginobili’yi sahaya sürerek, kısa Miami’ye kısa bir Spurs çıkardı. Başka bir koç olsa ağır sallanır ki bunu yapan Pop olunca insan bekleyip görmek istedi. Ve aslında ilk 3-4 dakikada gördük. Spurs’ün ilk 11 sayısının hepsinde Ginobili’nin imzası vardı 5 sayı-3 asistle. Ginobili tercihi Parker’ın durumuyla da alakalı elbette. Asıl önemli olan ise, uzun savunmasıyla tanına Spurs, NBA’in en zor kısa takımı olan Miami’yi müthiş derecede savundu. Miami’ye adeta sıkıştırdı. Parker, kirişlerinin çok kötü durumda olduğunu ve her an kopabileceğini söylemişti. Bunun için Ginobili’nin sahadaki liderliği ele alması gerekiyordu. Ve her yönüyle öyle bir aldı ki, maç boyu (ara ara Miami ayaklansa da) müthiş bir San Antonio izledik.

Spurs’te Ginobili’nin liderliği kusursuz ilerlerken serinin başka yıldız ismi Danny Green devreye girdi ve üçlüklerini atmaya devam etti. Karşısında NBA Finaller tarihinin en çok üç sayı isabeti bulan oyuncusu (22 isabetle Ray Allen) vardı. Ray Allen bu ünvanı 2008 yılında Lakers’a karşı 7 maçta kazanmıştı. O seriyi de canlı izlemiştim ve Allen şiir gibi üçlük atıyordu. Ancak bu sefer, normal sezonda vasat bir performans sergileyen ve önceki sezonlarında Avrupa’da oynadığı dönemde bile vasatı aşamayan Danny Green, NBA Finalleri’nde akıl almaz derecede üçlük atıyordu. 36 kere üç sayı girişiminde bulunan bu adam, tam 25 isabet kaydederek Ray Allen’ı geçti. Hatta Danny Green 23. isabeti bulduğunda Ray Allen’ın yüz ifadesi görülmeye değerdi (buradan bakabilirsiniz). Ve Danny Green’in en az 1, en fazla 2 maç oynayacağını düşünürsek, ulaşılması zor bir rekor kıracağına şüphe yok. Gerçekten hayranlıkla izliyoruz. Spurs hakkında son olarak bir şey söylemek istiyorum, Can abimden gördüğüm ve son derece katıldığım bir söz: Gençlerin, yaşlılık tecrübesiyle, yaşlıların gençlik enerjisiyle oynadığı muazzam bir takım Spurs. Şampiyonluk çok yakışıyor bu kadroya…”

lebron-loseMiami cephesinde ise durumlar karışık. 3-2 gerideler ve seri kendi evlerine taşındı. Ancak unutmamak gerek ki, 2011 finallerinde Dallas’a karşı da 3-2 geri düşmüşler ve seri kendi evlerine taşınmıştı. Ancak Dallas, daha fazla uzatmayıp 6. maçta Miami’yi mağlup edip NBA şampiyonu olmuştu. Şimdi kafalarda bu soru var, Yine aynı şey olacak mı?”. Bunun olup olmaması Spurs’ün oynadığı oyunla da ilgili elbet ama Miami’yle daha fazla ilgili. Özellikle LeBron’un bu final serisinde gösterdiği performans (3. maçta felaket ötesi oynadı) herkeste soru işareti oluşturuyor. Geçen seneki o şampiyonluk aşkıyla, Boston serisini 3-2’den 4-3’e çeviren LeBron ve final serisini domine eden o muazzam oyuncu yok bu seride… Artık son düzlüğe giriyoruz ve şampiyonluğu kaybetmemek için kazanmak zorunda oldukları 1 maç var. Kendi sahalarında oynamaları tabii ki bir avantaj ama Spurs bu sahada ilk maçı kazanmayı başarmıştı. LeBron’un artık daha fazla sorumluluk alması kaçınılmaz oldu. Ve Mario Chalmers’ın da kendine çeki düzen vermesi gerekiyor. Benim koç Spoelstra’yı eleştirdiğim tek konu Chris Andersen tercihi. Bu takıma geldiğinden beri belirli bir katkı veren ve çok iyi maçlar da çıkaran Andersen (playofflar dahil), Final serisi ilk 3 maçında oynadı. Kendinden beklenilen neyse onu verdi. Ancak son 2 maçta koç Spoelstra, Chris Andersen’den vazgeçti ve tamamen kısa bir beşe yöneldi. Fakat bu takıma arada bir Birdman enerjisi lazım. İki maçta uzun olarak sadece Bosh ve Haslem oynadı. Ancak seri Miami taşındı ve uzun rotasyonun önemi büyük. Altıncı maçta Andersen’in oynaması gerek.

Kısacası daha heyecanlı bir seri bizleri bekliyor. Hep birlikte izleyip, göreceğiz…

Şampiyonluğa Kaldı Son 1” üzerine 2 yorum

  1. Geri bildirim: Şampiyon Miami Heat (Back-to-back) | Eren Tuncay

  2. Geri bildirim: Şampiyon Miami Heat (Back-to-back) | Eren Tuncay

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s