Şampiyon Miami Heat (Back-2-back)

Standard

yazi1Ve bir sezonun sonuna daha gelmiş bulunmaktayız… Miami Heat, San Antonio Spurs’ü son karşılaşmada yine nefes kesen bir mücadelede 95-88 mağlup etmeyi başardı ve kulüp tarihinin üçüncü, art arda ikinci şampiyonluğunu kazandı.

Kolay kolay unutulmayacak bir final serisi oldu. Tek kelimeyle: EF-SA-NEY-Dİ. Seride toplasan 10 roman çıkar, sadece 6.maçtan 4-5 tane çıkar. Gerçekten son zamanların en bol hikayeli, en bol hatalı, heyecanlı, geri dönüşlü, harika basketbol oynanan final serisi oldu. Miami Heat, elinden giden şampiyonluğu almasını bildi. Bunu tabii ki, sadece LeBron, Wade veya Bosh yapmadı. Bu seride her oyuncunun hem yararı, hem zararı oldu. Asıl hikaye burada zaten. San Antonio Spurs’te de durum aynı. Her oyuncu, bir maçta takımına galibiyete getirirken, diğer maçta takımına zarar verdiği oldu. Tüm maçları tek tek yazmaya kalksak, buralara sığmaz, taşar. Önceki yazımda serinin maçlarında, neler olduğunu belirtmeye çalışmıştım.

Son ve şampiyonluk maçında ise, tamamen bir savaş söz konusuydu. Yanlış hatırlamıyorsam fark her iki takım için de en fazla 6 sayıya kadar çıkabildi. Maça her iki takımında gergin başlaması, sayı olmamasına neden oldu elbet. Savunma maçı diyoruz biz buna. Sıkılanlar olmuştur ama asıl hikaye ve zevk savunma maçlarında vardır. Az sayı, çok hikaye, çok kahraman, çok sert ve bazen öfkeli. Miami Heat yedinci maçta evet, bazı şeyleri doğru yaptı. Ancak San Antonio’nun zor durumda kaldığı bir nokta vardı: Miami’de roller değişmişti. Normalde, tüm sezonda ve normalde LeBron haliyle topu yarı sahaya getirir, boş şutörleri bulurdu. Burada ise şutör olan LeBron James, topu ona getiren Ray Allen’dı. Böyle bir değişim vardı işte. Dwyane Wade, maçta sadece aynı bölgeden 12 basket buldu. Tabii San Antonio’nun 3. maçtaki akıl almaz üçlük isabeti kadar olmasa da Miami bugün en can alıcı yerlerde isabet bulmayı başardı. Özellikle Shane Battier’in attığı 6/8 üçlük isabeti, Spurs’ün moralini bozmasına ve Miami’nin dizginleri ele almasının en büyük sebeplerinden biriydi. San Antonio’nun moralini bozması uzun sürmüyor bildiğiniz gibi. Miami tüm maçta sanki 10 sayı falan öndeymiş gibi oynasa da San Antonio öne bile geçmeyi başardı. Farkın yüksek sayılara çıkmaması, heyecanı hep taze tuttu maçta, güzel olan da buydu. 2010 Lakers-Boston final serisi de bir başkaydı ama, bu final sanki ondan da başkaydı. Şunu belirtmeden edemeyeceğim: Twitter’da veya gerçek hayatta Spurs olursa 4-2’yle olur, Miami olursa 4-3’le şampiyon olur dedi neredeyse tüm arkadaşlarım… Hepsi haklı çıktı. Spurs olsaydı 6.maçta olacaktı zaten, maç 7’ye gelince Miami bırakmadı haliyle.

yazi3NBA Finalleri’nin En Değerli Oyuncusu (MVP) geçen seneki gibi bu sene de LeBron James oldu. Aslına bakarsanız, LeBron James bu sezon olağan üstü bir sezon geçirdi takımıyla birlikte. Evet, Miami Heat sezonun en iyi takımıydı ve bunu takımca başarmaları, ayrı bir yerde tutuyordu onları. LeBron James bu takımın liderliğini tam anlamıyla ele aldığı yıl (geçen sene yok değil) ama bu sene oldu işte. LeBron’un liderliği ve Wade’in bitiriciliği takımı çok üst yerlere koydu. Yeri geldi pivotsuz, veya oyun kurucusuz oynadılar, bunları LeBron sağladı. Onu bir maçta oyun kurucu, bir maçta pivot oynarken gördük. Bunda olağan üstü fizik ve gücün etkisi var tabii ki.

Final serisinde yaptıklarına gelirsek; LeBron James, geçen sene Thunder’a karşı oynadığı final serisinin aksine bu sene final serisinde ‘hayal kırıklığını’ yaşattı. 2011’de Dallas’taki gibi olmasa da, bu sene finallerde hayal kırıklığını yaşattı. Evet, bir maçta 32 sayı-10 ribaund-11 asist yapsa bile beklenilenin altında kaldı bu adam. İstatistiklere bir bakın, müthiş değil mi? Ama LeBron’un bu istatistikleri yaparken takıma verdiği o mental katkı böyle değildi. Bu yüzden beklenilenin altında kaldı. Son 2 maç hariç, maçların genelinde hücumda topu Dwyane Wade’in eline bırakan, sadece onun bireysel yeteneklerine bırakan ve sahanın diğer ucunda öylece bekleyen bir LeBron James vardı. Nedenini kimse anlayamadı tabii. Çünkü o, bunları geçen sene aşmış bir oyuncuydu. Ancak 6.maçta kafa bandını kaybettikten sonra ve 7. maçta dizginleri ele almayı başardı, ve en değerli oyuncu oldu.

yazi2Finallerin San Antonio Spurs cephesine dönersek, olay aslında çok çok daha dramatik. Açıkçası, 2007’den beri “yaşlandılar, artık finale çıkamazlar” dese de çoğu kişi, bu takım 2007’den beri hiçbir zaman kötü bir sezon geçirmedi bana göre. Lig birinciliğini hep kovaladılar, konferans finaline çıktıkları oldu, ama hep iyi bir yerlerdeydiler. Ve bu sene de muazzam bir oyunla finale çıktılar. Tam bir final takımı olduklarını aslında tüm final serisinde gösterdiler. Üçüncü maçta Miami’yi üçlük yağmuruna tutup darmadağın ettiler. Danny Green ve Gary Neal çılgın üçlük attı. 5. maçta tam bir Arjantin şov vardı. Manu Ginobili maçın yıldızı ve kahramanıydı, müthiş oynadı, ama 6 ve 7.maçta bir o kadar kötü oynadı. Serinin hikayesi bu işte tekrar belirttiğim gibi. Bir maçı getiren adam, diğer maçta kötü oynayabiliyordu. Bana göre Spurs’te iki tane kusursuz adam vardı: Tim Duncan ve Kawhi Leonard. Tony Parker’ın burada olamamasının nedeni kirişlerindeki sakatlıktı. Üçüncü maçta sakatlanmıştı yanlış hatırlamıyorsam. O yüzden fazla zorlayamıyordu kendini.

Kawhi Leonard’a ayrı bir parantez açmak gerekirse, bu adam henüz NBA’deki ikinci senesinde ancak oynadığı oyun sanki 33 yaşında, yıllarca finallerde boy göstermiş bir oyuncu. Öz güveni, cesareti, potaya gidişi, en kritik anlarda attığı şutlar….. Muazzamdı ya. Bu seride gözüme en çok giren ve bundan sonra yakından takip edeceğim bir isim Kawhi Leonard. Sezon içinde pek dikkat etmemiştim kendisine çünkü.

Açıkçası bu seride San Antonio Spurs taraftarı olmak büyük bir olay. Şampiyonluğu vermek böyle bir şey olsa gerek. Altıncı maçta son 7 saniye kala 5 sayı farkla önde olmalarına rağmen kaybettiler maçı. Ve 7.maçta, 6.maçta olanlardan dolayı kafalar bir yanda oradaydı Spurs’lü oyuncularda… Çok kötü bir olay tabii. Tim Duncan’a çok yakışırdı bir yüzük daha. Çok büyük oynadı bu seride de, gönüllerin MVP’si oldu zaten.

Son olarak, bu da kaçıran veya o anları tekrardan izlemek isteyenler için Final serisinin 6 dakikalık özeti:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s