Sezon Öncesi / Detroit Pistons

Standard

detroit-teamLigdeki o eski başarılarına hasret bir takım aslında Detroit Pistons. 2004 yılındaki NBA şampiyonluğundan sonra, 2005’te NBA Finalleri’nde Spurs’e şampiyonluğu kaptırıp, daha sonrasında da 2006, 2007 ve 2008 yıllarında sırasıyla Miami Heat, Cleveland Cavaliers ve Boston Celtics takımlarına Doğu Finali’nde elendi. 2008 yazından bu yana girdikleri geniş kapsamlı rebuilding sürecinde hiç de başarılı bir performans gösteremediler. Geçtiğimiz sezonu 29-53’lük bir dereceyle bitiren Detroit Pistons, 2004 şampiyonluğunda takımda kalan son isim olan Tayshaun Prince’i de geçtiğimiz sezon arasında takasla Memphis Grizzlies’e göndermişlerdi.

Ancak bu 5 kayıp yılın ardından Detroit Pistons da ilk defa çok iddialı bir ekiple lige başlayacak. Öncelikle deneyimli koç Maurice Cheeks’i takımın başına getirdiler ve birçok isimle yollarını ayırdılar. Bu sezon takıma önemli takviyelerde bulunuldu. Bunların başında ise 4 yıl karşılığında 56 milyon $’lık bir anlaşma yaptıkları Josh Smith geliyor. Takıma ateş getirecek bir isim Josh Smith. Oyununu anlatmaya gerek yok. Vereceği katkı takımına uyumuyla paralellik gösterse de üst derece olacağı kesin. Detroit’i yıllar sonra farklı bir enerjiye taşıyacak. Detroit de ligin genç ekiplerinden bir tanesi. Draftlardan kadrolarına tam 4 yeni oyuncu geldi (Kentavious Caldwell-Pope, Luigi Datome, Tony Mitchell ve Peyton Siva). Pistons’ın geleceğe yatırımı da çok parlak duruyor. Özellikle Caldwell-Pope ve Tony Mitchell kendilerini üniversitede kanıtlamış ve potansiyeli olan oyuncular. Bu sezon iyi derecede süre almalarını bekliyorum. Takımın diğer genç isimleri ve benim özellikle çok umut bağladığım iki uzun Andre Drummond ve Greg Monroe’dan bahsetmeden olmaz. Bu iki isim lige geldiklerinden beri benim ilgimi çekiyor. Gelecekte NBA’in en sağlam pota altı oyuncularından olacakları kesin (sakatlık vs. olmadığı takdirde). Geçtiğimiz sezon maçlarda rahat +10 sayı ve +20 ribaundu görebiliyordu bu ikili. Detroit’in en büyük avantaj sağladığı kısım da zaten takımda pota altı bölümü. Hem gelecekleri sağlam, hem de oyuncular çok sağlamlar!

Takıma takas yoluyla katılan bir diğer isim ise ‘Milwaukee’nin Çılgın Çocuğu’ Brandon Jennings. Daha çok kendi başına oynamasıyla bilinen Jennings, eski takımının öngördüğü şartlar dolayısıyla oyununun bu tarzda olduğunu savunmuştu. Lige 4 sene önce ilk geldiğinde dikkatleri üzerine çekmişti. Lige geleli bir ay olmadan 55 sayılık bir maç çıkarmıştı çaylak yılında. Ancak sonraki yıllar işler hiç de istediği gibi gitmedi ve underrated bir görünüm çizdi. Fakat Milwaukee yıllarına nazaran Detroit’te yeni bir sayfa açtığını ve takım arkadaşlarıyla uyum sağlayıp, takım oyunu oynayacağının garantisini verdi. Uygulayacağının garantisini veremem ama deneyeceğine garanti veririm bunu.

Detroit bu genç transferlerin yanı sıra, 2004 yılında şampiyon olduğu zamanki finallerin en değerli oyuncusunu, Chauncey Billups’i Los Angeles Clippers’tan geri kaptı. Tabii ki Billups artık bu yaştan sonra vereceği katkı bir 2004-2005 senelerindeki gibi olmayacak. Billups’ın bu takımdaki rolü daha çok saha içinde takıma göz kulak olma rolünde. Eğer takım saha içinde dağılırsa onlara tecrübeli bir kaptan gerek ki, o kaptan da bu takımı, bu şehri en iyi tanıyan isim Billups olacak. Belki de Detroit’in rebuilding döneminde başarısız olmasının nedeni iyi bir kaptanlarının olmaması da olabilir. Çoğu takım tecrübeli bir kaptana ihtiyaç duyar. Tayshaun Prince rebuilding döneminin en eski oyuncusuydu fakat bir kaptan olamadı. Detroit’in bir artısı da burada devreye girecek Billups’la birlikte.

Böylece Detroit gelecek sezona bu kadroyla girmiş olacak;

Chauncey Billups                       G
Will Bynum                                  G
Kentavious Caldwell-Pope     G
Luigi Datome                              F
Andre Drummond                    C
Josh Harrellson                         F-C
Brandon Jennings                      G
Jonas Jerebko                              F
Corey Maggette (FA)                 F
Tony Mitchell                              F
Greg Monroe                              C
Kyle Singler                                  G
Peyton Siva                                 G
Josh Smith                                    F
Rodney Stuckey                        G
Charlie Villanueva                      F

Kadro pozisyon bakımından çok dengeli bir kadro. Guard, forvet veya pivot bölgelerinde alternatif sıkıntısı yok. Bu konuda Detroit’in kadro derinliği açısından oldukça iyi.

Şunu da eklemek gerek ki, Detroit Pistons takımın oyuncu kısmına değil de teknik kadroya da birkaç yenilik ekledi bu yaz sezonunda. Takımın yeni koçu Maurice Cheeks haricinde 2004 şampiyonluğunda çok önemli katkısı bulunan ve 5 sezon formasını giydiği Detroit’e Rasheed Wallace, asistan koç olarak geri döndü. Takımı iyi tanıyan bir asistana sahipse bir takım, başarılı olma ihtimali daha yüksektir. Rasheed Wallace’ın bu yönden tek eksiği tecrübesiz olması. Bu, onun kariyerinde ilk asistan koçluk sezonu olacak. Ancak koç Maurice Cheeks oldukça deneyimli bir koç. 1994 yılında Philadelphia 76ers’te asistan koç olarak başladığı görevde 2008’e kadar sırasıyla Portland Trail Blazers ve Philadelphia 76ers’te baş koçluk yaptı. 2009’dan geçtiğimiz sezonun sonuna kadar Oklahoma City Thunder’da Scott Brooks’un yardımcılığını yaptı. İyi bir koça sahip olan Pistons da bu konuda şanslı bir ekip.

BEKLENTİ NE OLMALI?

Detroit Pistons’ın ve taraftarlarının 2008 yılından beri hatrı sayılı bir başarısının  bulunmaması aslında takım taraftarlarını çileden çıkarttı. The Palace of Auburn Hill’de yıllardır maçlarda çok boşluk bulunabiliyor. Detroit halkı takımına bu şekilde tepki gösterdiği çok oldu. Çünkü onlar da artık eskisi gibi bir başarı bekliyor. İşte bu sezon bu salonun daha çok dolacağı kesin. Kadro bile heyecan uyandırıyor. Detroit’in bu kadroyu kurması çok çok iyi ama zaman biraz ters oldu. Çünkü zaman, Doğu Konferansı’nın zamanı oldu. Doğu’daki her ekip güçlendi ve işleri hiç kolay değil. Karşılarında kendileri gibi genç ve başarıya çok aç olan Washington Wizards ve Cleveland Cavaliers gibi çok taze iki ekip var. Ayrıca Toronto Raptors’ı da unutmamak gerek. Doğu’daki bu yarışta onlar da önemli bir söz sahibi. Tabii ki Detroit Pistons çok kolay bir şekilde o eski görkemli günlerini çabucak göremeyecek ama ben onların bu sezon play-off yapabileceklerini düşünüyorum. En kötü 8. sıradan bile olsa Detroit halkı yıllar sonra play-off görecektir. Ötesine gideceklerini düşünmüyorum ama beklenti en az play-off olmalı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s