Şampiyon Golden State Warriors

Standard

Golden State Warriors, tarihinde dördüncü kez (1947, 1956, 1975 ve 2015) şampiyon olmayı başardı. Cleveland Cavaliers’ım ise kaybeden taraf oldu. Ama şampiyonluk Cleveland haricinde benim için gidebilecek en iyi takıma gitti.

Golden State Warriors, muhteşem bir sezon geçirdi. Sezonun, her yönüyle en başarılı takımı olmayı başardılar. Sezona çok iyi giriş yaptılar, rakiplerini daha çok baştan ekarte ettiler ve bir anda daha sezonun başından itibaren adları final ve şampiyonluk için anılmaya başlanmıştı. Stephen Curry önderliğinde, Steve Kerr koçluğunda harika bir sistem ürettiler. Hızlı ve tempolu basketbolu, yeryüzünde en iyi oynayan takım hâline geldiler. İnanılmaz bir sezon geçirdiler takımca. Ve bireysel olarak aynı zamanda normal sezon En Değerli Oyuncusu (MVP) olan Stephen Curry de çok kusursuz bir sezon geçirerek bunu hak etti. Sonrasında bu şampiyonluğu en sonuna kadar hak ettiler, çok da yakıştı onlara. Onların gelişimini son 3 yılda gözlemleyen biri olarak ben gurur duydum. Gerçek Warriors taraftarları kim bilir neler hissetmiştir. Bu şampiyonlukla benim yıllardır bu güzel takımı nitelendirdiğim ‘tecrübesiz’ kavramı da yok oldu denebilir. Her şeyden önemlisi bu yıllar içinde ve özellikle bu sezon Stephen Curry’le birlikte tüm dünyanın kalbini kazandılar. Onları destekleyen desteklemeyen herkesin bu takıma sempatisi oluştu. Şampiyon olmalarına üzülen dahi yoktur. İşte kendini sevdirmek, en önemlisiydi bana göre belki de.

Burada bir parantez açacağım çünkü inanılmaz bir tesadüf oluştu. Bu sezon, NBA’in en iyi beşi Stephen Curry, James Harden, LeBron James, Anthony Davis ve Marc Gasol olarak açıklanmıştı. Stephen Curry, bu ilk beşteki ‘takım arkadaşları’nı sırasıyla mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. Playoff ilk round’unda Anthony Davis’li New Orleans Pelicans’ı saf dışı etti, sonrasında Marc Gasol’lü Memphis Grizzlies’i, ondan da sonra James Harden’lı Houston Rockets’ı playoffların dışına ittiler. Artık o takımdan son bir isim kalmıştı, LeBron James. LeBron James’li Cleveland Cavaliers’ı da yenmeyi başarıp o “en iyi beşin de en iyisi benim” deme hakkına kavuştu. Bu tesadüf de Stephen Curry’nin başka bir hikayesi oldu.

Final performansına gelirsek, çok çok iyi olmalarına rağmen çok taze bir ekip oldukları için final serilerinde de tecrübenin önemi büyük olduğu için tökezleyebileceklerini hep söylemiştim. Nitekim de öyle başladılar seriye… İlk üç maça baktığımızda bariz bir Cleveland Cavaliers üstünlüğüyle gidilen maçların ilkini uzatmada bir şekilde kazanmıştı Golden State Warriors ama kesinlikle kendi oyunlarından aşırı uzak bir çizgiyle bunu başardılar. İkinci maç da uzatmaya gitti, ama yine Cleveland Cavaliers LeBron James önderliğinde kendi oyununu dikte ettirebildi, uzatmaya gitti yine bir şekilde ama bu sefer yemedi, çünkü Golden State Warriors yine kendi çizgisinden oldukça uzaktaydı. Seri Cleveland’a döndüğünde ise biraz hareketlenme yaşadılar takımca ama yine LeBron James önderliğinde bu maçı kaybettiler. Saha avantajlarını artık kaybetmişlerdi. Ancak serinin her maçı geçtikçe biraz daha düzelen bir Golden State Warriors, biraz daha yorulan Cleveland Cavaliers oluyordu. Bunun sonucundadır ki zaten 2-1 geriye düştükten sonra her maç üstüne koyarak gerçek Golden State Warriors oyununu azıcık göstermeye başladıklarından itibaren maç kaybetmediler ve 4-2’yle şampiyon olmayı başardılar.

Ancak bunu yaparken takımda bariz öne çıkan bir isim olmadı hiç. Örneğin Klay Thompson final serisinde -ikinci maç hariç- ortada yoktu. Stephen Curry beşinci ve altıncı maça kadar ‘MVP’ olduğunu hiç hissettiremedi bize ve kendine göre basit sayılan istatistiklerle mücadele etti. İşte tam burada Golden State Warriors’ın avantajı devreye girdi. Cleveland Cavaliers neredeyse 7, hatta sonraları sadece 6,5 kişiyle finallerde mücadele etmeye çalışırken Golden State Warriors’ın bütün oyuncuları sağlıklıydı. Yani Golden State sürekli adam değiştirebilirken, silahlarını tazeleyebilirken; Cleveland Cavaliers kan kaybediyor, yoruluyor, sakatlıklar yüzünden oluşan aşırı dar kadroyla bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Cavaliers’ta silah yoktu. Golden State Warriors takımca, neredeyse tüm oyuncularından katkı almayı başarabildiği için her zaman bu seride rahat olan taraftı. Ancak bu rahatlığın kıvılcımını başlatabilen bir isim vardı Warriors’ta…

O isim Andre Iguodala’ydı. Stephen Curry MVP gibi oynamazken, Klay Thompson seride kaybolmaya devam ederken bir lidere ihtiyacı vardı Warriors’ın elbette. Cleveland o hâliyle maçları ne zaman koparmak istese, ne zaman üstünlüğü tam anlamıyla kabul etmek istese Andre Iguodala ortaya çıktı ve Warriors’ın dizginlerini ele alıp yoldan çıkmasını önledi. Bu yüzden de 2015 NBA Final serisinin En Değerli Oyuncusu (MVP) olmaya hak kazandı. Kesinlikle hak etti.

Burada ilginç olan hikaye, Andre Iguodala’nın normal sezonda Golden State Warriors ile bir kere bile ilk 5’te başlamaması idi. 7 ay benchte başlayıp, 7 ayın sonunda ilk 5’te başlayan Andre Iguodala, o senenin sonunda da MVP oluyordu… Bundan önce örneği yok elbette.

bronn

İşin bir de kaybeden tarafı var elbette. Cleveland Cavaliers… Geçtiğimiz yaz LeBron James’in dönüşü ve Kevin Love’ın takıma katılışıyla NBA’i az çok takip eden herkes daha Eylül ayından onları finallere koymuşlardı. Doğu’nun da durumundan neredeyse rakipsiz oluşlarının bunda etkisi var elbette. Büyük Üçlü’yü kurup başladıkları sezona felaket başladılar aslında. İlk 39 maçın 19’unu kazanıp, 20’sini kaybedince herkesi bir şaşkınlık sardı elbette ve herkeste aynı soru oluştu, “Bunlar ne yapıyor?”

Ama 19-20’lik performanstan sonra LeBron James önderliğinde bir açıldılar, zaten sonrasında Atlanta Hawks’ın arkasından ikinci sırada Doğu playofflarına girmeyi başardılar. Takımın LeBron James hariç neredeyse hepsi ilk defa playofflarda boy gösterecek isimlerdi. Ve bunların başında Kyrie Irving ve Kevin Love geliyordu. Onların playoff ortamında neler yapacağı merak konusuydu derken Kevin Love’ın Boston Celtics serisinde omzundan sakatlanarak sezonu kapattığı açıklanınca Cleveland Cavaliers ilk büyük kan kaybını yaşamış olacaktı. Cleveland ona rağmen sırasıyla Boston Celtics, Chicago Bulls ve Atlanta Hawks’ı -normal sezonun en iyi takımlarından Atlanta’yı 4-0’la süpürdüler- geçerek beklendiği üzre finallere çıkmayı başardılar. Ancak onları kötü bir sürpriz daha bekliyordu. Finallerin ilk maçında Cavaliers, en önemli ikinci oyuncusu Kyrie Irving’i uzatma periyodunda kaybetti. Irving de bu sefer sol dizinden sakatlanmıştı ve sezonu kapattığı açıklanmıştı. Cavaliers son darbeyi de bu şekilde yemiş oldu. Artık yapacak tek bir şey vardı, o da LeBron James’in bütün yetkiyi alıp takımın her şeyi olmaktı. İyice darlaşan kadroyla tüm final serisini inanılmaz geçirdi. LeBron James neredeyse triple-double istatistikleriyle tamamladığı final serisinde ortalama 45 dakika sahada kalarak 35.8 sayı, 13.3 ribaund ve 8.8 asist ortalamalarıyla mücadele etti. İşte bu istatistikler Cavaliers kaybetse bile LeBron James MVP olabilir ihtimalini ortaya attı. Tarihte sadece Jerry West’in başarabildiği bu olayın bir ikincisi yaşanmadı elbette, şampiyon olan Warriors’tan MVP seçildi.

LeBron James’in toplamda 6, üst üste ise oynadığı 5. final serisiydi bu. 6 kere çıkmasına rağmen yalnızca 2 kere yüzü güldü bu finallerde, 4’ünü kaybetti. Bu yüzde ‘loser’ etiketini koymaya fırsat arayanlar yine yapıştırdı ona bu etiketi. Ama LeBron James’i iyi bilenler, yaptıklarını çok iyi dikkatle izleyenler onun asla bir loser olmadığını çok rahat anlayabilirler. O tek başına hiç abartısız her şeyi yaptı, yapılabilecek her şeyi. Ama doğa kanunu, kavgada fazla olan kazanır. LeBron James tek başına NBA’in en iyi takımını yenemedi. Zaten yenseydi, tarihe altın harflerle yazılacaktı, biz de o tarihe tanıklık etmiş olacaktık.

Ama hiç sorun değil, gelecek sezon sağlıklı bir Kyrie Irving ve Kevin Love ile umarım şampiyonluk sevincini biz yaşıyor olacağız…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s