Arsenal, Deadline Day ve Transfer Sıkıntısı

Standard

BOSS

Bugün günlerden 31 Ağustos, yani Premier Lig için transfer yapabilmenin son günü.

Her yaz sezonu olduğu gibi bu sezon da Arsenal’de beklenen transferler tam anlamıyla yapılmadı -hatta bu sezon Cech dışında transfer yapılmadı- ve yine bu sezonda transferin son gününde ben dahil bütün Arsenal taraftarları bir hamle bekliyor.

Transfer beklememizin sebebi “Biz büyük takımız, her yıl birkaç isim almalıyız” klişesinden gelmiyor elbette, kesinlikle ve kesinlikle gerektiği için bekleniyor.

Ben duruma 2013 yazına giderek başlayacağım. O yazdan beri tüm otoriteler ve Premier Lig’i biraz bile takip eden herkes, Arsenal’in bir defansif orta sahaya ve forvete ihtiyacı olduğunu söyleyebilir. Herkes defansif orta sahaya isim arıyor, forvete birileri bakılıyor, günler geçtikçe geçiyor… Ve son gün, yani deadline day geldiğinde herkeste aynı soru oluştu: “Transfer yapmayacak mıyız?”

İşte tam transferin bitmesine saniyeler kala Mesut Özil’le anlaşıldığı doğrulandı. Sevinçler yaşandı, “We have Özil, they dön’t” tarzında hoş söylemler başladı. Bu sevinç sarhoşluğu 2-3 günde geçince herkeste dank eden bir şey oldu, “Biz asıl transfer yapılması gereken yerlere takviye yapmadık” Evet, takviye yapmamıştık. Gariptir ki o sezonun ilk yarısını lider kapatınca #buseneosene havalarına girmiştik, eksikleri unutmuştuk. Ama her hafta yapılan maçta eksikler görülüyor, takviye yapmamanın cezasını çekiyorduk. Neticesinde sezonu yeniden dördüncü sırada bitirmiştik.

2014 yazına daha umutlu girdik. Bu sefer transfer yapmamanın hatasından ders çıkarılır diye düşündük. Temmuz’un ortalarına doğru Alexis Sanchez transferi açıklandı. Yeniden sevinç naraları atıldı haklı olarak. Piyasada yine de bir defansif orta saha yoktu. Hâlâ Arteta-Flamini-Coquelin orada koşturuyordu. Ve tekrar zafer sarhoşluğu geçince Alexis’in tam olarak aranan forvet olmadığı gerçeği görüldü. Alexis transferinin gereksiz olduğu düşünülmesin. Alexis mükemmel bir kanat-forvet oyuncusu, ama Arsenal’in aradığı sabit forvet oyuncusu değildi. O yüzden son günlere girilirken Benzema bekleniyordu ki Welbeck’in alındığı açıklandı. “Hmfs, hiç yoktan iyidir” durumu oluştu. Defansif orta saha? Tabii ki yok!

O sezonda da yeniden her maçta rakiplerin Arsenal orta sahasını basitçe geçmesi, orada kimse yokmuş gibi davranması sinir bozucuydu. Ondan da kötüsü, buna ısrarla bir çözüm bulunmaması insanı çileden çıkarıyordu.

Oyunun hücum kısmına baktığımızda iki senedir, orta sahada yaratıcı oyuncuların olmasından dolayı yapılan hızlı ve klas paslaşmalar, tiki-takalar ve hücum zenginliği keyif veren şeyler oluyor. Ancak bunca yapılan paslaşmalar sonucunda hücumlar istenildiği gibi bitmeyince sıkıntı burada başlıyor: Gol sorunu. İşte bir bitiriciye ihtiyacın olduğu her böyle hücumdan kontra atak yediğimizde bir kez daha anlaşılıyor.

Arsenal-Training-Session

Şuan takımdaki tek forvet Olivier Giroud. O da tam anlamıyla formunu yakalayamadığından çoğu zaman onun pozisyonunda Walcott veya Alexis başlıyor. Ancak işte tam o özellikte oyuncular olmadıkları için özellikle Walcott’un o alandaki verimini düşürüyor, bu nedenle de -özellikle geçtiğimiz haftaki Newcastle maçında olduğu gibi- net pozisyonları kaçırdığı zaman psikolojik olarak çöküntü yaşayabiliyor. Tabii ki Walcott’un sadece oradaki birkaç pozisyon için yargılanmaması gerekir. Neticede tam olarak kendi pozisyonunda oynamıyor. Giroud formsuz, Welbeck hâlâ sakat, Joel Campbell? Evet öyle bir oyuncu vardı ama şimdi kimse onun nerede olduğunu bilmiyor. Unutuldu.

Kısacası bu takımın forvete her şeyden daha çok ihtiyacı var. En zayıf olduğu defansif orta saha alanından bile. Her zaman olmasa da Coq iyi iş çıkarttığından -tabii ki de kalıcı bir çözüm değil- oradaki sorunu şimdilik görmezden gelinebilir. Ama gol problemi çözülmedikçe sıkıntılar gittikçe artacak.

İşte bu yaz sezonunda her yaz olduğu gibi ilk tercih edilen isim Benzema’ydı. İspanyol ve İngiliz medyalarında yapılan haberlere göre de Benzema bayağı bayağı geliciydi, ta ki kendi twitter hesabından Real Madrid’de kalacağını açıklayana kadar. O zaman diğer alternatiflerden en çok konuşulan iki isim Edinson Cavani ve Gonzalo Higuain. Şu olsun bu olsun lüksünde de olamadığımızdan, transferin bu son gününde 2013’te Mesut Özil’de olduğu gibi bu gece bir tane forvet oyuncusunu almamız lazım, başka çare yok.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s