Şampiyon Cleveland Cavaliers

Standard

CHAMPIONNN

Rüya gibi. Cleveland Cavaliers, tuttuğum takım, desteklediğim takım, NBA şampiyonu oldu. İnanması hâlâ güç ama evet, şampiyon olduk.

Cleveland Cavaliers, dünyanın en iyi takımı Golden State Warriors’a karşı 3 maç üst üste kazanarak 3-1’den geri gelip 4-3’le NBA şampiyonu olmayı başaran NBA tarihindeki ilk takım oldu.

9 yıl önce, bu sporla ve bu ligle tanıştığım ilk günden beri, her sezon bunu bekledim bunu istedim. Tuttuğum takımın şampiyonluğunu görmek ve bunu bizzat yaşamak, en büyük dileğimdi. Her sezona da bu şekilde başlayıp, her defasında bir yerde tökezlemek ve o kupayı hep başkalarının kaldırmasını görmek her geçen yıl üzüyordu. Bu duygunun tarifi yokmuş. Olsa da ben bilmiyorum, yapamıyorum çünkü. Bunlar yetmezmiş gibi bir de bu tuttuğum takım, tarih yazarak, tarihe geçerek, dünyanın en iyi takımını 3 kere üst üste yenip şampiyon oldu. Genel olarak birçok anlamda muazzam bir sezonu geride bırakırken, sonunun yine aynı muazzamlıkta tuttuğum takımın şampiyonluğuyla bitmesi bu sezonu benim için özel ve unutulmaz yaptı bile.

Finallerde Golden State Warriors’la karşılaşmadan önce, bu seferkinin geçen seneden farklı olacağını her defasında üstüne basa basa söylüyorduk. Çünkü tüm sezon boyunca yansıtılan oyun ve özellikle playofflardaki takımca performans da bunu kanıtlar nitelikteydi. Diğer yandan Golden State Warriors’ın elenme ihtimali varken Oklahoma City Thunder’a karşı Batı finalinde 3-1’den gelip 4-3’le çıkmaları da o ‘yenilmez’ takımın nasıl yenilebileceğini gösteren serilerden biri oldu.

Final serisi ise tam olarak ortadan iki ayrılan bir seri oldu. İlk 3 maç ve son 4 maç diye. İlk 3 maça baktığınızda bir final serisinden epey uzak, farkların 20’leri 30’ları bulduğu ve maçlarında bu şekilde bittiği bir seri şeklinde gidiyordu NBA finalleri. İlk iki maçta rakibini sahadan silen ve ‘süpürür mü acaba?’ durumlarını gündeme getiren Warriors, üçüncü maçta aynı şeyle kendileri karşılaştı. Bu sefer Cavaliers o kadar iyi bir oyunla -karşılığında Warriors’ın tıkanmasıyla- Warriors’ı 30’layarak seride kendilerinin de olduğunu hatırlattı. Ancak dördüncü maç biraz daha değişik oldu. Başa baş giden ve seyir zevki üst düzey olan bir mücadele oldu. Stephen Curry bu maçta ön plana çıkarak, Cleveland’ın yine dar rotasyonda kalmasıyla son çeyrekte teslim bayrağını çekmesi seriyi 3-1 yapmıştı. Tabii serinin 3-1 olup, beşinci maçın da Oakland’a gitmesi, şimdiden Golden State Warriors’ı şampiyonluk turuna çıkarmıştı. Tek maç kalmıştı, bir maç daha kazan ve şampiyon ol. Beşinci maç günü bir şey oldu işte. Maçtan hemen önce LeBron James ekranlara bu şekilde yansıdı. Full konsantrasyon, full odak. Bunu en son 2012’de yaptığında neler olduğuna yine -takip edenler- şahidiz. Bunu görünce tabii, bir de ilk iki maçın verdiği, üçüncü maçın toplar gibi yaptığı ancak dördüncü maçla beraber gelen bir kırgınlık hissi yerini umuda bırakmıştı. Saf umut. Başka şans yoktu, kaybettiğin an şampiyonluk giderdi çünkü. Sonra o beşinci maç öyle bir beşinci maç oldu ki, LeBron James ve Kyrie Irving’in önderliğinde ikisinin de Warriors potalarına +40 sayı bırakması ve NBA finallerinde bunu yapabilen ilk ikili olarak tarihine geçtiler. İnanılmaz da seyir zevki olan bir mücadele oldu. Seride deplasmanda 3-2 yapılarak Cleveland’a dönüldü. İnanılmaz bir motivasyon  olan beşinci maçın altıncı maçta ve maçın Cleveland’da olması ekstra moral oldu. Bir de üstüne beşinci maçtan daha iyi şekilde maça başlayan Cavaliers, her maçın bir önceki maçtan daha fazla seyir zevki vererek çıtayı yükselten seride kendi evindeki maçı da yine LeBron James’in +40 sayısıyla bırakmadı ve seriyi 3-3 yapmayı başardı. Ben her zaman, her seride bir takım 3-2’den 3-3 yapıyorsa, yedinci maçı o takım alır demişimdir. Tabii ki bu durumun istisnaları var. Ama genel durum budur. Ancak burda istisnanın olması oldukça muhtemeldi çünkü burası NBA finalleriydi ve her şeyden önemlisi rakip Golden State Warriors’tı. Ve son maç, NBA finallerinin yedinci maçı… Tek maç. Kazananın NBA şampiyonu ilan edildiği maç. Bu maça Warriors altıncı maçtaki gibi başlamayınca, ilk dakikalardan itibaren kıran kırana, inanılmaz bir mücadele yansıdı sahaya. Üstünlüğün 20’nin üzerinde el değiştirdiği bu mücadele NBA tarihinin en iyi maçlarından biri oldu. Seyir zevki Nirvana’ya ulaştı. Özellikle son 3,5 dakikasında her yerimden ter aktı ekran başında. Önce LeBron’un Iguodala’ya bloğu, üstüne de Kyrie’nin gelen üçlüğü maçı bitiren iki olay oldu. Maç bitince seri 4-3 olmuş, Cleveland Cavaliers da NBA’deki ilk şampiyonluğunu kazanmış oldu.

Tek kelimeyle inanılmazdı. Her şeyiyle, bütün her şeyiyle muazzam bir final serisi, muazzam bir şampiyonluk öyküsü oldu.

MVPLEBRONFINALS2016

Geçen seneden de sonra yine, yeniden tüm seriyi destansı şekilde oynayan LeBron James, NBA finallerinin en değerli oyuncusu oldu. Beşinci maçla beraber koyduğu yürek, kan, ter ve gözyaşıyla bu ödülü hak eden yegane isim oldu. Bu finallerde tüm alanların ortalamasında (süre, sayı, ribaund, asist, blok, top çalma) lider durumdaydı. Böyle bir şey bir daha yaşanmaz herhalde. Her anı tarihe tanıklıktı zaten serinin, bir de bireysel performanslar eklenince olaya, kusursuz oldu. LeBron James böylece üçüncü kez finallerin en değerli oyuncusu oldu, bu alanda Tim Duncan, Magic Johnson ve Shaquille O’Neal’la durumu eşitledi ve önünde bir tek Michael Jordan (6 kere finallerin en değerli oyuncusu oldu) kaldı.

LeBron James her şeyden önemlisi sözünü tuttu. Döndüğünde geldiği tek ve yegane amaç, bu şehre şampiyonluğu getirmekti ve onu başardı. Evet, LeBron James’in bundan önce iki şampiyonluğu vardı, onları kazanınca da havalara uçmuştum, sonuçta beni bu sporla ve bu ligle tanıştıran en sevdiğim oyuncuydu. Ama bu, bu çok özel. En özeli bu. 2007’den beri LeBron sayesinde tanıştığım bu takımın şampiyonluğunu tam 9 yıl bekledim. Hayatımın sporcusu olan bu adam, İnan abimin de (Özdemir) dediği gibi artık benim için ölümsüzdür.

YENILENEKIPWARRIOS

Geçen senenin şampiyonu, kazananı bu senenin kaybedeni oldular. Golden State Warriors, dünyanın en iyi takımı. Kırılamaz denilen birçok rekoru kıran takım. Gerçekten muazzam, kusursuz, mükemmel bir sezonu geride bıraktılar. Önce NBA tarihinde sezona en iyi başlayan takım oldular (24-0), sonra üst üste sayısız kırdıkları üç sayı rekorlarından sonra normal sezonu en iyi dereceyle bitiren takım oldular (73-9). Bunlar yaşanırken, inanılmaz bir basketbolla adeta büyülediler, yeri geldi sinir ettiler. Ama hep çok iyiydiler. Takımın lideri Stephen Curry yine bu sezonda da en değerli oyuncu olarak üst üste ikinci kez bu ödülü aldı. Kişisel anlamda hem Curry hem de Thompson üç sayı alanında sayısız rekor kırdılar. Ama bu sefer olmadı, tek eksikleri şampiyonluktu bu sezon için ancak geçen sene kazandıkları şampiyonluğu bu sene kazanamadılar.

Bu seneyi fire geçmiş olabilirler ama abartılı derecede absürt bir şey olmadığı sürece, onları buralarda uzun yıllar göreceğiz gibi. Zaten şimdiden alıştık ve bir süre daha buralarda hep olacaklar. Çok güzel takımlar, yüreklerine sağlık.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s