Yeni Los Angeles Lakers ve Pozitif Değişim

Standard

lakersteam17

Los Angeles Lakers’ın en son playoff yaptığı sezon 2012-2013 sezonuydu. O sezon bir yandan da lanetli bir sezondu. Çünkü Kobe Bryant, takımı playoff potasına sokmak için elinden geleni yapmış ancak son normal sezon maçında aşil tendonlarını kopararak takımını playofflarda yalnız bırakmak zorunda kalmıştı. Bu olay aynı zamanda Kobe Bryant’ın kariyerinin erkenden bitme noktasına geldiği olaydı. Kobe o sakatlıktan sonra basketbolu bıraktığı 2015-2016 sezonuna kadar doğru düzgün forma giyememiş, forma giydiği maçlarda da etkin performanslar gösterememişti.

Los Angeles Lakers son playoff’unu yaptığı sezondan sonra Lakers sırasıyla 2013-2014 sezonunda 27 galibiyet-55 mağlubiyet, 2014-2015 sezonunda 21-61 ve son olarak geçtiğimiz sezon 17-65’lik dereceyle sezonu bitirmişti.
Bu önlenemez ve yokuş aşağı adeta uçan kötü gidişat, Lakers’ın yaz sezonlarından elde ettiği draft haklarına dönüşüyordu. Lakers; 2014’te Julius Randle ve Jordan Clarkson’ı, 2015’te D’Angelo Russell ve Larry Nance Jr.’ı ve son olarak 2016’da Brandon Ingram’ı drafttan takıma ekleyerek gelecek için bir nüve oluşturmuştu.
Geçtiğimiz sezon Kobe Bryant’ın basketbolu bırakmasıyla Los Angeles Lakers, yepyeni bir döneme adımını attı. Lakers yaz sezonunda takımın başına eski oyuncusu Luke Walton’ı takımın başına geçirerek bu genç ve potansiyelli takıma, genç ve yetenekli bir koç kombiniyle kağıt üzerinde ilk başarılı hamleyi yaptı.
Geçtiğimiz sezon, 2015’te ikinci sıradan seçtikleri D’Angelo Russell’a oldukça güvenen Lakers, Russell’ın belki hazır olmayışı belki takımın genel bunalım durumundan ötürü beklenilen maçları çıkaramamış ve performansları gösterememişti. Ancak D’Angelo Russell bu sezon önce hazırlık döneminde üst üste oynadığı iyi maçlarla mesaj vermişti. Ayrıca yanında Jordan Clarkson’ın skorerliği, Larry Nance Jr.’ın daha istekli olması ve Julius Randle’ın oyununu çeşitlendirmesi Lakers’ı umutlandırmaya yetiyordu. 2016 draftlarında ikinci sıradan seçtikleri Brandon Ingram’ın ise gelecek Kevin Durant diye adlandırılması, iyi hamleler hanesine bir artı daha eklenmesine yetmişti.
NBA’de yeni sezon başlayalı 2,5 hafta oldu ve ortalama 10 maç oynanadı. Los Angeles Lakers bu 10 maçta aldığı 6 galibiyet ve 4 mağlubiyetle zorlu Batı konferansında 6. sırada bulunarak hem genel NBA izleyenleri hem de Lakers taraftarlarını şaşırtmayı başardı.

SACRAMENTO, CA - NOVEMBER 10: Julius Randle #30 and Nick Young #0 of the Los Angeles Lakers celebrate after the game against the Sacramento Kings on November 10, 2016 at Sleep Train Arena in Sacramento, California. NOTE TO USER: User expressly acknowledges and agrees that, by downloading and or using this photograph, User is consenting to the terms and conditions of the Getty Images Agreement. Mandatory Copyright Notice: Copyright 2016 NBAE (Photo by Rocky Widner/NBAE via Getty Images)

Los Angeles Lakers’ın az önce bahsettiğim başarıyı yakalamasına birçok yorum yapılabilir. Hatta buna Lakers’ı izlemeyen veya sadece skorboard’dan takip edenler “şansları yaver gidiyor” yorumunu bile yapabilir. Ancak işte durum hiç de öyle değil. Bu genç takım her şeyden önce potansiyelli. Ancak “potansiyel”, eyleme dönüşmediği sürece bir kelimeden fazlası değil. Lakers takımı ise bu potansiyeli fiile dökmeyi başardı bu 10 maçta. D’Angelo Russell geçtiğimiz kayıp sezonunun ardından net şekilde gelişim katettiğini gösterdi. Jordan Clarkson inanılmaz şekilde skor yükünü çekmeyi ve bu sorumluluğu yerine getirmeyi başarıyor. Julius Randle ise oyunun her yönünde etkinliğini rakipleri karşısında sergiliyor.
Los Angeles Lakers bu 6 galibiyetin üçünü, bu sezonda zirveye oynayacak ve şuana kadar iyi derecelere sahip üç takımdan aldı. Houston Rockets’ı mağlup ettiler, Golden State Warriors ve Atlanta Hawks’ı da yendiler.
Los Angeles Lakers genel bağlamda iyi basketbol oynuyor evet, gençliklerinin verdiği enerji ve oynama isteği onlara ekstra direnç sağlıyor. Bir de eğer tempoyu Lakers belirlediğinde, bu durum onları rakiplerinin önüne koyabiliyor.
nickandlou
Ancak burada her şeyden farklı olarak çok önem arz eden iki husus var. Nick Young ve Lou Williams’ın değişimi. Nick Young bu ligde 10. sezonunu geçirirken, Lou Williams ise 12. sezonunu geçiriyor ve NBA’i az çok takip edenler bu iki oyuncunun ne tarzda oyuncular olduklarını bilirler. Nick Young kafası oyunda olmayan, maçı ciddiye almayan, eline top gelince iki-üç şut atan ve birkaç akrobatik turnikeyle maçı bitiren bir isimdi. Lou Williams ise Nick Young’ın sahip olduğu bu özelliklerin birkaç seviye daha üstüydü. Bu sayede zaten kenardan gelerek Toronto Raptors’ta altıncı adam ödülünü kazanmayı başarmıştı. Ama birbirlerinden genel bağlamda çok da farklı değiller.
Bu sezona geldiğimizde işte tam da bu konuda bir farklılık bizi karşılıyor. Lou Williams, kenardan gelerek şuana kadar takıma yaptığı liderlikle Lakers’a en az 3 maç kazandırmış oldu. Lou Williams ayrıca şuan 16.4 sayı ortalamasıyla takımın skor lideri konumunda. Nick Young ise tam bir görev oyuncusu sorumluluğunu kaldırıyor. Kritik zamanda ve önemli anlarda üç sayı isabetlerini bulması, oyun ciddiyetini sürdürmesiyle rolünün hakkını tam anlamıyla veriyor. Bu iki oyuncunun mental gelişimi Lakers için genç nüve kadar önemli.
Kobe Bryant sonrası Lakers’ta, bu iki “umutsuz vaka” oyuncunun bu duruma gelebilmesinin öneminden bahsettik ancak bu ciddiye sürdürebildikleri takdirde Los Angeles Lakers güzel basketbol oynamaya ve izleyicilerine keyif vermeye devam edecektir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s